
İnsan beyni aslında çok fazla bilgiyle başa çıkmak için yapılmış bir makine değildir. İnsanların eski devirlerde nasıl yaşadıklarını düşünün. Eskiden bilgi çok azdı ve kolayca elden gidiyordu. İnsanlar az miktardaki bu bilgiyi ezberlemek ve akıllarında tutmak zorundaydı. Çok fazla bilgi olmadığı için de hangi bilginin önemli olduğunu düşünmeye gerek yoktu ve insanlar az miktardaki bu çok kıymetli bilgilere değer veriyordu ve bilgi demek saygı demekti. Şimdi ise çok fazla bilgi her yerde dolanıyor. Mesela, bir şeyi merak ettiğinizde anında cep telefonunuzdan cevabına ulaşabiliyorsunuz. Bu ise ezberlemeyi gereksiz bir hale getirdi ve insanlar kolaya alışıp artık hiçbir şey öğrenmez oldu. Ancak şöyle bir sıkıntıyla karşı karşıyayız. Bu durum bizi bilgisayarlara mahkum ediyor. Bunu yapmak yerinde günün yoğunluğu içinde özlü sözler okumak suretiyle kısa ama faydalı bilgiler edinmeye gayret edersek belki kendimizi daha çok geliştirebiliriz. Ancak elbette burada önemli nokta gerçekten faydalı olan bilgileri öğrenmeye çalışmak. Yoksa boş ve gereksiz şeylerle beynimizi doldurursak kendimizi aptallaştırmaktan başka birşey yapmamış oluruz.